cheap world cup jerseys You can't get that readily from canned pineapple. It has to come from a fresh pineapple. So when you first buy your pineapple, one of the things you want to do is take it and put it in something and turn it upside down. ALICE MONSAERT: This piece of equipment is called the BOSU, B O S U. It stands for "both sides up," and it evolved into the fitness industry from the stability ball. The stability ball is nice and round. Wine is a wonderful accompaniment to this dish. A chianti or zinfandel is a traditional wine paired with tomato sauce and pasta. The cannoli is a popular Italian desert that consists of a deep fried pastry with a sweet ricotta cream filling that is sprinkled with powdered sugar.. Many cereals contain refined grains that are sweetened with sugar. Although these cereals may taste good, they are high glycemic foods that can rapidly increase your blood sugar levels and soon lead to low blood sugar and more sugar cravings. Sugared cereals are especially dangerous and even life threatening foods for diabetics. Cooking (especially boiling) can zap up to 50 percent of the antioxidants in some vegetables, according to a 2009 study published in the Journal of Food Science.confirm what we suspected for some time: A positive outlook on life and laughter can actually help you to live longer, Harry says. For example, a Yale University study of older adults found that people with a positive outlook on the aging process lived more than seven years longer than those who did not, while a 2012 study published in Aging found that positivity and laughter are defining characteristics in people who celebrate their 100th birthday.Positive thinking increases the brain levels of the hormone Brain Derived Neurotropic Factor, which improves memory, helps to alleviate depression, and fights Alzheimer disease, Harry explains. What more, the simple act of laughing decreases levels of the stress hormone cortisol as well as inflammation, she says.Reach Your Target BMI: Add 3 YearsA barometer of body composition, body mass index (BMI) compares weight to height by dividing weight measurement (in kilograms) by squared height measurement (in meters). cheap wholesale authentic jerseys To a standing ovation, Bono and U2 performed an acoustic version of "Ordinary Love," their Oscar nominated song from "Mandela: Long Walk to Freedom," a tune penned in tribute to the late South African leader Nelson Mandela. cheap throwback jerseys wholesale The story then cut to Kazakhstan where three inhabitants of the space station were coming in to land and Cox was on hand to get very excited about Euclid and Newton.. cheap jerseys wholesale online Plus carving splendid monuments in the rock. atlantafalconsjerseyspop cheapnfljerseysband.com One participant, Meryl Streep, giddily exclaimed: "I've never tweeted before!". Wholesale Houston Texans Jerseys "It's been an amazing year," said Mandel.

cheap jerseys wholesale jerseys

Brad Pitt, left, and Steve McQueen pose in the press room with the award for best picture for "12 Years a Slave" during the Oscars at the Dolby Theatre on Sunday, March 2, 2014, in Los Angeles. Seattle Seahawks jersey "Especially with our new judge, Howard Stern. wholesale nfl jerseys (Photo by Jordan Strauss/Invision/AP)(Photo: Jordan Strauss Jordan Strauss/Invision/AP)LOS ANGELES Perhaps atoning for past sins, Hollywood named the brutal, unshrinking historical drama "12 Years a Slave" best picture at the 86th annual Academy Awards.. Wholesale Tennessee Titans jerseys We had soon followed our forebears out of Africa and onto Petra in Jordan, where mankind had begun trading, writing and taxing. cheap nfl jerseys If the Mexican Cuaron wins best director for the lost in space drama, as he's expected to, he'll be the first Latino filmmaker to take the category.. wholesale cheapest jerseys The moptop prof communicates as if in the midst of a very jolly acid trip, all blissed out smiles and wide credulous eyes. wholesale cheap jersey Two hours into the ceremony, Alfonso Cuaron's box office hit and visual marvel "Gravity" had accrued six Oscars, winning for cinematography, editing, score, visual effects, sound mixing and sound editing. cheap NFL jerseys When we first started I said, 'I don't know. arizonacardinalsjerseyspop Its graceful breakthrough star, Lupita Nyong'o, also won best supporting actress and John Ridley won best adapted screenplay.. Wholesale Denver Broncos Jerseys Glowing backstage, she cradled her statuette: "I'm so happy to be holding this golden man.". Wholesale Indianapolis Colts Jerseys Singing his nominated "Happy" from "Despicable Me 2," Pharrell Williams had Streep and Leonardo DiCaprio dancing in the aisles.. cheap giants jerseys wholesale Are we going to find anybody?' But we've found some incredible people.

Wholesale Tampa Bay Buccaneers jerseys

But history belonged to "12 Years a Slave," a modestly budgeted drama produced by Pitt's production company, Plan B, that has made $50 million worldwide a far cry from the more than $700 million "Gravity" has hauled in.

Ayrılık; İlişkilerin En “Kendi Başınıza” Hali!

30 Temmuz 2014 • İLİŞKİ DURUMU, İLİŞKİLER, KADINLAR • Views: 1691

Ayrılığın hiçbir türlüsü hoş olmaz” dedi medeniyetten çok da uzak olmayan bir kadın. Tam aksine bir arkadaşım da yıllara yaydığı ve hatta neredeyse hayatını birleştirmeyi düşündüğü kadını karşısına alıp sorunlarını masaya yatırdı. Biralarını içerek olmayacağına karar verdiler. Kadının kabullenmesi ağır oldu ama çözülmesi çok zor olan sorunlar ve karşılanamayacak beklentiler ortadaydı. Öpüştüler son kez. Sarıldılar sımsıkı. Ağladılar da… Ve ayrıldılar.

Hiç Kimse Ayrılmak İçin İlişkiye Başlamıyor

Hissettirdikleri hoş olmasa da ayrılış şeklinin hoş olduğu daha medeni durumlar var yukarıdaki yaşanmış gerçeklikte olduğu gibi. Sanırım ayrılık yaşayanlara baktığımızda, gerçekten konuşarak yüz yüze ayrılma oranının çok düşük olduğunu görmek kimseyi şaşırtmayacaktır. İnsanlar muhtemelen ya sms, ya whatsapp gibi mesajlaşma şekilleri ya da facebook gibi sosyal medya hesapları üzerindeki yazışmalar ile ayrılmayı tercih ederler. Konuşarak söylemek yerine yazarak söylemenin rahatlına sığınılır.

Üzerine çok yazılabilecek bir konu ayrılıklar. Eminim herkesin de söyleyecek çok şeyi vardır. Kesin doğruları olmasının yanında kişiden kişiye ve yaşanmışlıklara göre değişen doğruları da olan bir konu.

Ayrılık ilk bakıldığında kötü gibi gözükse ya da direkt olumsuz bir şey gibi algılansa da gerçekte öyle olmayabilir. Hemen herkes bunun kötü yönüne odaklanır ve kendini yıpratır ya, biz ayrılığın iyi ve kötü yönlerine beraber bakalım biraz.

O Kişiyi Kaybettiğinize Mi Üzülürsünüz?

Ayrıldığınızda üzüldüğünüz şey aslında kaybettiğiniz kişi değil, HAYALLERİNİZ!

shutterstock_160939187

Hayallerinizin tamamının içinde olduğu kişiyi kaybettiğiniz için, yani özünde hayallerinizi kaybettiğiniz için üzülürsünüz. Başkasına bağlı yaşayan bir asalak değilseniz…  Belki önünüzdeki 10 yılı o kadın/adamla dolu hayallere adamışsınızdır. Bir de karşınızdaki insan sebebi ile ertelediğininiz ve geleceği bekleyen hayalleriniz varsa, belki bunu bir kat daha yoğun hissedersiniz. O’nunla yapmayı hayal ettiğiniz şeyleri tek başınıza yapmaya başlayınca “o da olsaydı” gibi iç geçirmelerin ötesine geçmemeli bu hissiyat. Tabii ki üzüleceksiniz. Üzülmüyor olmak koca bir ilişkiye saygısızlık anlamına gelir. İlişkiler iş hayatı gibidir. Nasıl ki esas tecrübeyi iş hayatında kazanıyor ve daha donanımlı, kendine güvenen, deneyimli ve bilgili biri haline geliyorsanız, ilişkilerde de daha akılcı, daha duygusal, daha güçlü, daha daha daha oluyorsunuz… Yani gelişiyor ve yaşınız kaç olursa olsun büyüyorsunuz. Üzüleceksiniz tabii, ama kendinize zarar vermeyecek kadar…

Bir Filmin Sonu Kötü Bitti Diye Koca Bir Filmi Kötüleyebilir Misiniz?

Her zaman verdiğim bir örnektir. Bir film düşünün. İzlerken size harika duygular hissettiren, müthiş keyif aldığınız uzun bir film… Ama sonuna geldiğinizde bir de bakıyorsunuz, kötü bitiyor. Üzülüyorsunuz, belki yakıştırmıyorsunuz “bu filmin sonu böyle olmamalıydı” diye düşünüyorsunuz. Peki sonunun kötü bitmesi, başından sonuna kadar keyifle, heyecanla izlediğiniz bu filmi “kötü bir film” yapar mı? Kesinlikle yapmaz! O sebeple, sonu nasıl olursa olsun öğrendiklerinize ve yaşadığınız güzelliklere, filmin keyifli taraflarına bakmak en akılcı yol olacaktır. Şüphesiz harika zamanlar geçirmişsinizdir. Geçirdiğiniz güzel zamanları düşünün. Sonunun kötü bitmesi kimin umrunda?Çok güzel vakit geçirdim, çok şey öğrendim, çok da mutlu zamanlarım oldu” deyip önünüze bakıyor olmak sizi daha da güçlü kılacaktır.

Dünyada milyarlarca, yaşadığınız şehirde ise belki de milyonarca kadın/erkek var. Size göre olabilecek en iyi alternatifin ayrıldığınız kişi olduğunu düşünmek sizce de “Sonsuz evrende sadece dünyada canlı hayat olduğunu düşünmek” kadar mantıksız değil mi?

shutterstock_206180431

Her ilişkinin, vazgeçmekte çok zorlandığınız baskın tarafları vardır. Bazen karşınızdakinin zekası, bazen eğitimi, bazen paylaşımlarınız, bazen sarıldığınızda hissettikleriniz, bazen çılgınlıkları, bazen yatak maceraları ve sex, bazen statüsü, kariyeri ve bazen de birçok ortak noktanızın olması gibi uzun bir liste çıkarabiliriz. Yatağınızda yalnız uyumak da başlarda zor gelecektir tabii. Bunlardan bir veya birkaçı ilişkinin en vazgeçilmezi olabilir. Sonraki ilişkilerinizde arayacağınız şey haline gelebilir. Ancak bu, sadece o kişiyi kaybettiğinize üzülmeniz için geçerli bir sebep olmamalı.

shutterstock_100645885

Ayrılık Sonrası Standartlar

Herkesin hemen aklından geçen klasikleşmiş şeylere bir bakalım.

Öncelikle sosyal medya hesapları itina ile temizlenir,

Instagram, facebook hesaplarından birlikte çekilmiş fotoğraflar silinir,

İlişki durumu değiştirilir,

Arkadaş listesinden silinir. Hatta silinmekle kalmaz engellenir. Bu iyi bir yöntemdir. Ayrılık denilen şey kaypak olmamalı, keskin olmalıdır. Bu öyle sürekli alınacak ve geri dönülecek bir karar değildir çünkü. Öyle olanları da görmüşsünüzdür etrafınızda. Kavga et- ayrıl – barış döngüsü içinde kaybolduklarına tanık olursunuz. Bir türlü dikiş tutmayan ve gittikçe de daha kötü olan ilişkiler…

Söyleyecek çok şeyiniz olsa da, Twitter ‘da laf sokmalara gitmeden devam edersiniz hayatınıza en doğru seçimi yapmış olacaksınız.

Güzel olanı, iki tane bileklik takmaktır bileğinize. Biri sanane (yani ona ne), diğeri banane.

Onun hediye ettiği eşyalar gözünüzün önünden kaldırılır. (Hiç dert etmem) Bilgisayardaki fotoğraflar bombalanır. (Asla silmem). Ev ve oda O’ndan arındırılır (Hiç umrumda olmaz). Aslında bu biraz da kendini kandırmaktır. Mesela odada gözünün önündeki şeyler ortadan kaldırılırken yine size onun tarafından hediye edilen, günlük hayatta dışarıda kullanacağınız şeyler kullanılmaya devam edilir. Yani O’nun hediye ettiği tableti, cep telefonunu vb şeyleri kullanmaya devam ederken daha değersiz şeyleri kaldırmak, atmak tutarsız bir harekettir haliyle. (Bu maddedeki hiçbir öğe esasında hiç  de bana göre değil. Ancak genele baktığımızda böyle komik bir tezat görmek mümkün)

Güç Sizde

Aşıkken onun gözlerine bakarak eşlik ettiğiniz ve dinlediğiniz şarkıları yalnızken dinlemeye başladığınızda şarkıların içinde daha başka bir anlam buluverirsiniz. İzlediğiniz her filmde, gittiğiniz her mekanda, dinlediğiniz her şarkıda aklınıza gelen şey olması sizi rahatsız etmesin. Bu normal bir süreç. Önemli olan kontrolün sizde olduğunu bilmeniz.

shutterstock_144219832

Marcus Aurelius‘un çok sevdiğim bir lafı vardır. “Eğer bir dış etken sizi üzerse, duyduğunuz acı o şeyin kendisinden değil, sizin ona verdiğiniz değerden geliyordur, onu da her an ortadan kaldırma gücünüz vardır” der.

Yani aslında aşkın doğası gereği biz o kişiyi çok değerli bir noktaya koyarız. Kusurlarını görmemeye programlanırız ve dikkat edin, hemen her hatasında, her tartışmada “evet aslında o haklıydı” diye kendimizi inandırma eğilimindeyizdir. Çünkü aşk karşısında objektif bakışımızı yitirmişizdir. Ta ki O’ndan uzaklaşana ve dışarıdan kendinize bakana kadar. Kişiye o değeri veren, O’nu belki de bizim gözümüzde hiç olmadığı yere çıkaran da siz olduğunuza göre, kendi yüklediğiniz ve belki de gerçek olmayan değeri ortadan kaldırma gücü de sizdedir.

Ne ilginçtir ki sonrasında, artık hep üstünü örttüğümüz ve görmek istemediğimiz kötü yönlerini düşünerek, birkaç hafta/ay önce taptığımızı söyleyebileceğimiz, beraberken yücelttiğimiz, kocaman bir değer verdiğimiz bir insanı içi boş bir hiçlik düzeyine indirgemeye çalışırız. 

Her İlişki Başka Bir Kişi

Her ilişkide başka birisi olduğunuzu fark etmişsinizdir. Her ne kadar oturmuş bir karakteriniz olsa da, sonradan değişen kişilik mi karakter mi tartışmalarında boğulsanız da, bilin ki şu anki ilişkinizde başka birisiniz. Öncekinde başka biriydiniz. Daha da öncekinde daha da başka biri. Ve şu anda yalnızsanız bambaşka birisiniz. Kendinizi tekrar keşfediyorsunuz. Sonraki ilişkinizde ise daha da başka biri olacaksınız karakterinizin keskin çizgileri belli olsa da. Bu başka biri, gittikçe daha aklı başında, hatalar yapmış ve aynı hataları tekrarlamayan, iradeli, güçlü, daha rasyonel birisi olacaktır her seferinde. O sebeple yeni kimliğinizden korkmayın. Her ilişki aslında size yeni bir güzellik katacaktır.

shutterstock_197334059

Ayrılığın Faydaları Da Var

O lanet olası gibi gözüken ayrılığın faydalarına biraz bakalım.

Mutlu olduğunuz ve hüzünlendiğiniz her anı paylaşabileceğiniz biri yoktur aslında artık. Canınız sıkıldığında cep telefonuuzu çıkarıp whatsappta kime anlatsam diye durup düşünüyorsanız, zaten o kişiyi hayatınızın merkezine koyup diğer herkesi soyutlayarak müthiş bir hata yaptığınızı artık fark etmişsinizdir. Özellikle kadınlar bu hatayı sıklıkla tekrarlar.

shutterstock_167849009

En son kendiniz ile ne zaman başbaşa kalmıştınız? Yalnız olmak müthiş bir güçtür. Yalnızken mutlu olabilmek! Kendiniz ile başbaşa kalma fırsatı yakaladığınız için şanslı bile sayılabilirsiniz. Belki de artık odaklanmanız gereken, ortaya çıkması gereken harika bir potansiyeliniz vardır. Çünkü tüm vaktinizi bir kişiye ayırmanız gerekmeyecektir. Tüm paranızı ve enerjinizi sadece ama sadece kendiniz için kullanacağınız bir süreç başlamıştır. Kendinizin önemli olduğunu hissetmeye başladığınızda her şey çok daha güzel olacaktır.

Kendi potansiyelinizi ortaya çıkarmanın vaktidir. Yalnızlık bunalımlı bir süreç gibi gözükse de güçlendirir. Bunu o zaman anlamak zordur. Zaman sonra kendini belli edeceği ise garanti.

Ayrılığın hemen ardından, önce tüm enerjisi bitmiş bir şekilde dipte bulursunuz kendinizi, hareketsiz. Kolunuzu kaldıracak gücünüz yoktur. Dipte öylece uzanırsınız ve yüzeye çıkmak sizin için neredeyse imkansızdır. Aşkın bilinç dışı yönlendiriminin bir eseridir bu demotivasyon. Bilinçli değilsinizdir bu dönemde. Her şeyinizi vermişsinizdir çünkü. Muhtemelen karşıdaki de almıştır reddetmeden. Hatta daha fazla istemiştir. İçinden çıkamayacağınız bir girdaba girmemek için vermediğinizde ise sizi dibe itmiştir. Yavaş yavaş mantıklı düşünmeye başlarsınız. Enerjinizi toplamakla kalmaz, yukarı doğru yüzmeye başlarsınız. Bir de bakarsınız; ilişkide boğulduğunuz ancak boğulduğunuzu fark etmediğiniz yerin çok daha üzerinde, yüzeydesiniz. Nefes alıyorsunuz, derin derin… Son zamanlarda hiç almadığınız gibi. Aslında hayat felsefelerimden biri olmuştur “Aleyhinize gibi gözüken durumları lehinize çevirmek“. İşte böyle durumlar tam da bu söze bir örnek.

Örneğin belki de yıllardır veremediğiniz kilolarınızdan birkaç ayda kurtulma şansı yakalabilirsiniz ayrıldığınızda. Ayrılığın böyle de güzel bir etkisi de vardır. O kilolar ki belki de mutsuz olmanızı ve bu mutsuzluğu ilişkinize yansıtmanızı sağlamış olabilir. Artık yıllardır başaramadığınız bir şeyi kısa sürede başararak kendinizi mutlu etmeye başlayabilirsiniz.

Çivi Çiviyi Söker! Mi?

Kadınların ayrılık sonrası daha sersemce kendilerini sağa sola savurduklarına çoğunlukla tanık olmuşsunuzdur. Bu ya bir intikam şeklidir, ya bir zayıflık ya da büyük bir zaaf. Çok uzun bir ilişkinin hemen ardından sadece 2 hafta sonra biriyle yakınlaşabilme eğiliminde olan kadınlar biliyorum. Kadın ruhu bu feodal kültürün bir parçası ve bundan sıyrılamamış bir birey olarak hayatlarının her yerinde mutlaka içten içe hep bir erkeğe ihtiyaç duymuştur. Yeni ayrılmış, incinmiş, boşluktaki bir kadın en kolay etkilenebilecek kadındır. Bunun yanlış olduğunu bilseler de kendilerine itiraf edemezler çoğu zaman. Bir erkeğin güçlü kollarına atlamak kendilerini daha güvende gibi hissettirir, ta ki yanlış yollarda daha çok canlarının acıdığını fark edene kadar.

Bunu yapan kadın/erkek ise bir süre sonra “aradığımı bulamadım” diye eski ilişkisine dönmenin yollarını arar halde bulur kendisini. Çivi çiviyi söker derler. Hiç bana göre değil! Ama yeni ayrılan kadınlar bu konuda daha bir savunmasız. “O’na öylesine çok kızmıştım ki O’ndan kurtulmak için diğerine sarıldım” gibi cümleler duyarsınız erafınızdaki kadınlardan. Çivi çiviyi söker hatasına kapılmazsanız daha mutlu olacaksınızdır şüphesiz.

shutterstock_115994308

Mutlu Son

Gün gelir ayrıldığınız ya da sizi terk eden insana teşekkür etme ihtiyacı duyarsınız. shutterstock_205755229Size çok daha keyifli bir hayatı sunduğu için. Bazen doğru olan kararı sizin yerinize başkaları verir. Daha iyi bir ilişkiye yelken açma fırsatı verdiği için ona teşekkür edersiniz içten içe. Sizi mutlu edecek insanla tanışma fırsatı verdiği için. Yeni bir ilişikiniz olmasa da O’nsuz, sadece elinizdekilerle de çok mutlu olduğunuzu tekrar hatırlattığı için teşekkür edersiniz.

At The End, Ayrıldığınız için ya da O sizi terk ettiği için güzel bir hayata devam edersiniz. Ama bunu hemen fark etmezsiniz. Uzun ilşikilerinizi bir düşünün. Bir sonraki hayatınız her defasında geçmişinizden daha iyi olmamış mıdır?

Unutmayın; Siz de, O da harika iki insan olabilirsiniz. İkinizin ne kadar mükemmel olduğu önemli değildir. Önemli olan, birbiriniz için ne kadar mükemmel olduğunuzdur. Birbiriniz için mükemmel olmadığınız için bitmiştir zaten. Demek ki birlikteyken mükemmel olan, hala dışarılarda bir yerlerdedir.

shutterstock_169599224

 

 

 

 

Tags: , , , , , , ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir