cheap world cup jerseys You can't get that readily from canned pineapple. It has to come from a fresh pineapple. So when you first buy your pineapple, one of the things you want to do is take it and put it in something and turn it upside down. ALICE MONSAERT: This piece of equipment is called the BOSU, B O S U. It stands for "both sides up," and it evolved into the fitness industry from the stability ball. The stability ball is nice and round. Wine is a wonderful accompaniment to this dish. A chianti or zinfandel is a traditional wine paired with tomato sauce and pasta. The cannoli is a popular Italian desert that consists of a deep fried pastry with a sweet ricotta cream filling that is sprinkled with powdered sugar.. Many cereals contain refined grains that are sweetened with sugar. Although these cereals may taste good, they are high glycemic foods that can rapidly increase your blood sugar levels and soon lead to low blood sugar and more sugar cravings. Sugared cereals are especially dangerous and even life threatening foods for diabetics. Cooking (especially boiling) can zap up to 50 percent of the antioxidants in some vegetables, according to a 2009 study published in the Journal of Food Science.confirm what we suspected for some time: A positive outlook on life and laughter can actually help you to live longer, Harry says. For example, a Yale University study of older adults found that people with a positive outlook on the aging process lived more than seven years longer than those who did not, while a 2012 study published in Aging found that positivity and laughter are defining characteristics in people who celebrate their 100th birthday.Positive thinking increases the brain levels of the hormone Brain Derived Neurotropic Factor, which improves memory, helps to alleviate depression, and fights Alzheimer disease, Harry explains. What more, the simple act of laughing decreases levels of the stress hormone cortisol as well as inflammation, she says.Reach Your Target BMI: Add 3 YearsA barometer of body composition, body mass index (BMI) compares weight to height by dividing weight measurement (in kilograms) by squared height measurement (in meters). cheap wholesale authentic jerseys To a standing ovation, Bono and U2 performed an acoustic version of "Ordinary Love," their Oscar nominated song from "Mandela: Long Walk to Freedom," a tune penned in tribute to the late South African leader Nelson Mandela. cheap throwback jerseys wholesale The story then cut to Kazakhstan where three inhabitants of the space station were coming in to land and Cox was on hand to get very excited about Euclid and Newton.. cheap jerseys wholesale online Plus carving splendid monuments in the rock. atlantafalconsjerseyspop cheapnfljerseysband.com One participant, Meryl Streep, giddily exclaimed: "I've never tweeted before!". Wholesale Houston Texans Jerseys "It's been an amazing year," said Mandel.

cheap jerseys wholesale jerseys

Brad Pitt, left, and Steve McQueen pose in the press room with the award for best picture for "12 Years a Slave" during the Oscars at the Dolby Theatre on Sunday, March 2, 2014, in Los Angeles. Seattle Seahawks jersey "Especially with our new judge, Howard Stern. wholesale nfl jerseys (Photo by Jordan Strauss/Invision/AP)(Photo: Jordan Strauss Jordan Strauss/Invision/AP)LOS ANGELES Perhaps atoning for past sins, Hollywood named the brutal, unshrinking historical drama "12 Years a Slave" best picture at the 86th annual Academy Awards.. Wholesale Tennessee Titans jerseys We had soon followed our forebears out of Africa and onto Petra in Jordan, where mankind had begun trading, writing and taxing. cheap nfl jerseys If the Mexican Cuaron wins best director for the lost in space drama, as he's expected to, he'll be the first Latino filmmaker to take the category.. wholesale cheapest jerseys The moptop prof communicates as if in the midst of a very jolly acid trip, all blissed out smiles and wide credulous eyes. wholesale cheap jersey Two hours into the ceremony, Alfonso Cuaron's box office hit and visual marvel "Gravity" had accrued six Oscars, winning for cinematography, editing, score, visual effects, sound mixing and sound editing. cheap NFL jerseys When we first started I said, 'I don't know. arizonacardinalsjerseyspop Its graceful breakthrough star, Lupita Nyong'o, also won best supporting actress and John Ridley won best adapted screenplay.. Wholesale Denver Broncos Jerseys Glowing backstage, she cradled her statuette: "I'm so happy to be holding this golden man.". Wholesale Indianapolis Colts Jerseys Singing his nominated "Happy" from "Despicable Me 2," Pharrell Williams had Streep and Leonardo DiCaprio dancing in the aisles.. cheap giants jerseys wholesale Are we going to find anybody?' But we've found some incredible people.

Wholesale Tampa Bay Buccaneers jerseys

But history belonged to "12 Years a Slave," a modestly budgeted drama produced by Pitt's production company, Plan B, that has made $50 million worldwide a far cry from the more than $700 million "Gravity" has hauled in.

2017 ve Cem Karakuş!

27 Ocak 2018 • MEKAN / GEZİ, PARTİ - EVENT - FESTİVAL • Views: 21

Bazı şeyler yaşanıp yok olmasındansa hafızalara ve dijital ortama kazınsın diye kendime bir özet çıkartmak adına ilkini geçtiğimiz sene yazdığım 2016 ve Ben yazısının ikincisi; 2017 ve Ben! Hayatımın en büyük sağlık sorununu yaşadığım, 3 kez ameliyat olduğum ve hayatımın en çok seyahat ettiğim, iş için kocaman yeni bir başlangıç yaptığım dopdolu bir 2017!

Başlıyoruz…

2017 Ocak benim için ameliyatla başlamıştı. Çok da önemli değildi aslında ama sonuçta bir operasyondu.

Ocak ayının ilk haftası o müthiş karlı havanın başladığı gün kasık fıtığı ameliyatı oldum. Basit ve başarılı bir operasyondu. Annemleri o kadar çok özlemiştim ki 5 gün boyunca annemlerin yanında kaldım ve uzun zamandır ihtiyacım olan şekilde sürekli uzandığım yerden film izledim 🙂 Yani ameliyat iyi geldi açıkçası 🙂

 

Ocak sonunda Jetsmarter ile bir proje yapmaya hazırlanıyorduk. Jetsmarter Türkiye’ye gelmişti ve ilk infulencer uçuşu ile birlikte ilk viral videosunu çekecektik. Her şeyi planladıktan sonra start verdik. Bianca Somer, Duygu Şenyürek, Ümit Karalar, Ümit Temurcin, ortağım Şefik Soyer ve ben 23 Ocak’ta bir günlüğüne özel jetimize atlayıp Ankara’ya gidip Nusret‘te yemek yiyip geri döndük. Baya havalıydı açıkçası. Nusret deneyimim, hayatımda yediğim en kötü et deneyimi olduğunu da söylemeden geçmeyeyim.

 

Derken ajans işimiz güzel gidiyordu. Pek çok yeni markamız oldu. Canla başla, gece gündüz çalışıyorduk. Tam istediğimiz gibi değildi her şey, henüz birkaç ay olmuştu zaten. İstediğimiz gibi de olamazdı. Zaman gerekliydi… Ama memnuniyetsiz de değildik.

Şubat ayında sevgililer günü için Hürriyet Gazetesi benim de tavsiyelerimin olduğu bir ek yayınladı. Posta Gazetesi’nde ise koca bir sevgililer günü eki yazdım. Ara ara gazetelere içerik vermek keyifliydi. 25 Şubat’ta ise yine Hürriyet Gazetesi’nde takip edilmesi gereken instagram hesapları arasında tavsiye edilmem yine keyif vericiydi.

Ve Seyahatler Başlasın…

2017 başında Sony Mobile ile flörtleşmeye başlamıştık. Hadi dediler birlikte Barcelona’ya gidiyoruz… Sony Xperia’nın özelliklerini Barcelona sokaklarında kendin keşfet dediler ve 5 günlük bir Barcelona gezisi yaptık Sony ile birlikte. Tam 30 tane içerik paylaştım bu 5 günde. O kadar çok yer gezdim ki, Barcelona’nın altını üstüne getirdim ve bu muazzam şehre aşık oldum! Aşağıdaki haritada gezdiğim ve işaretlediğim mekanları görebilirsiniz.

Kahveci’mi Değiştirdim.

Normalde her gün gözümü açar açmaz bi duş alıp kendimi MOC‘a atardım. Ama değişiklikler iyidir. Sebepli, sebepsiz. Mahalle kahvecimi değiştirdim ve Şubat ayından itibaren Spada Coffee‘nin sessiz sakin minimalist ortamı ve iyi kahveleri beni tavladı. Artık kendimi dışarı attığımda neredeyse ofis gibi kullandığım yeni bir kahvecim vardı.

Teşvikiye Mahallesi

2016 senesinde keyfe keder açtığım @tesvikiyemahallesi instagram hesabına biraz daha ağırlık verdim. Ve bu hesabın başarısı beni şaşırttı! Mahallemiz için etkisi ve tepkisi yüksek; sıcacık bir instagram hesabı haline geldi. Mahallede neler oluyor, nerede ne açılıyor, ne kapanıyor, kim ne yapıyor gibi pek çok şeyi paylaştığımız güzel bir hesap haline geldi.

Karadeniz Turu; Trabzon, Rize, Artvin…

Güzel bir ekip atladık gittik Trabzona. İki gece üç gün gez gez gez. Karagöl’de muhteşem bir manzara karşısında yapacağımız piknik alanına ulaşmak için tam 200km yol gittik. Çukurlara girdik, tepeleri aştık, uçurumların kenarından döndük, karlı yollardan geçtik, buzlarda kaydık. Ama Karagöl’e 3km kala yolun karlarla kapalı olduğunu gördük ve tıpış tıpış 200km ‘yi geri döndük. Uzun göl ve Sümela Manastırı’nı ise yoğun sis sebebi ile göremedik. Baya keyifli bir seyahat oldu anlayacağınız. Hiçbir şey görmeden, hiçbir yere gidemeden geri döndük 🙂 Ama yediklerimiz içtiklerimiz harikaydı…

Kurumsal Hayatın Bir Yıl Ardından

2016 Nisan Sonu kurumsal hayata elveda demiştim. Yine kendime bir yazı dizisi oluşturdum ve ardan bir yıl geçtikten sonra Kurumsal Hayatın Tam Bir Yıl Ardından yazısı ile neler yaşadığımı anlattım. 2018 Nisan sonunda da aynı yazının iki yıl sonrası gelecek.

Mayısın son 10 günü durmaksızın seyahat…

19 Mayıs’ta ilk Deniz Tatili Calista Luxury Resort

Antalya’da Calista Hotel sezona merhaba dedi. Biz de 19 Mayıs’ta küçük bir ekip senenin ilk deniz tatilini yapalım istedik. Ancak Chill Out Festival’i kaçırmamak için ben bir gece konaklayıp bu güzel seyahatten bir gün önce dönmek zorunda kaldım İstanbul’a.

20-21 Mayıs Chill Out Festival 2017

Ve 5 senedir aksatmadan gittiğim Chill Out Festival zamanı gelmişti. Antalya’dan dönüp, uçaktan iner inmez 20 – 21 Mayıs’ta Festival’e koştum. İyi müzik, renkli festival ortamı, her sene daha da gelişen yeme içme alanları, pek çok eş, dost, arkadaş… Her şeyin bir arada olduğu, eğlenerek hayata biraz mola verdiğim güzel zamanlar… İkinci günü yağmur altında geçse de her sene tarihler ajandamıza kayıtlı…

22 – 23 Mayıs Mazda İle Barcelona!

Rengine, tipine, karakterine aşık olduğum Mazda’nın yeni CX-5 ‘ini test etmek üzere yine Barcelona yollarına koyulduk. W Barcelona’da bir gece konakladığımız ve iki gün boyunca Mazda workshopları ve eventlerinde yer aldığımız hızlı bir programdı. Barcelona’yı zaten çok özlemiştim. Programın hızı sebebi ile pek de şehri yaşayamadım ama bu şehirde olmak bile çok güzeldi. Özellikle manzarası ve konsepti ile büyüleyici olan W Hotel’de konaklamak son derece keyif verici oldu.

24 – 26 Mayıs Yılın İlk Alaçatı’sı 

Mayıs ayının son haftası çok sıkışık geçti. Önce Antalya, sonra peşine Chill Out, ardından 2 gün Barcelona ve döner dönmez de Alaçatı oldu. Zio Beach kuşkusuz 2017’de Alaçatı’ya damgasını vurmuştu. Ben de daha sezon başlamadan önden gidip şu ıstakoz ağırlıklı menüyü denedim. 2 günlük sezon öncesi bir Alaçatı ile stres attım.

31 Mayıs Cunda – Marmaris – Alaçatı

31 Mayıs’ta Cunda – Marmaris ve Alaçatı olmak üzere, işve tatili bir araya getirip 10 günlük bir seyahate çıktık brom Şefik Soyer ve kız arkadaşı Mutlu ile birlikte. 10 gün diye planladığımız seyahat yaklaşık 45 gün sürmüştü :)))

Önce arabaya atladığımız gibi Cunda’ya gittik. Can dostlarımız Mola Cunda ve Ortunç Otel’de 2 güzel gün geçirdik. Oradan iş için direkt Alaçatı’ya geçtim. 2 Haziran’da Alaçatı sezonu başlamadan hem çekimlerimizi yapacak hem de Alaçatı’nın sevdiğim o sessiz sakin havası ile bir hafta geçirecektim. Tabi açılışlar geciktiği için bizim Alaçatı serüvenimiz uzadı.

 

8-12 Haziran’da Bonjuk Burn

Türkiye’nin en keyifli kamp alanlarından birine doğru yolculuğa çıktık. Henüz 3 senedir açık olan Bonjuk Bay’a 2 senelik kendi festivali olan #BonjukBurn ‘e geldik. 3 gece 4 gün çadırda konakladık. Günde 20 saat müzik dinledik. 3-4 saat uyduk. Her akşam ayrı bir seremoniye katıldık. Hayatımın en ilginç deneyimiydi. Aynı müzikten hoşlanan 80 kişi, koca bir kampta, aile gibi. Müziğin o büyük birleştirici gücünün küçük bir kampıydı BonjukBurn. Bonjuk Burn 2018’de 3.sü olmak üzere Her sene devam edecek. Bir sonrakini kaçırmayın derim ama yer çok kısıtlı. O sebeple rezervasyon bir hayli zor. Bilginiz olsun.

Alaçatı Devam…

Sonra Alaçatı’ya geri döndük ve çekimlere devam ettik. Biz aslında iki iş için Alaçayı’ya gelmiştik ama biz kaldıkça çalışmaya devam ettik. Momo, Kırmızı Ardıç Kuşu, Yek Alaçatı, Zıpkın Port Alaçatı, Walkin Alaçatı, Kurabiye Otel’in fotoğraf ve video çekimlerini yaptık. Haziran sonu arabayı Alaçatı’da bırakıp bir 3 günlüğüne toplantıları yapmak ve yeni kıyafetler almak için İstanbul’a geri döndük. 3 günlük İstanbul kaçamağını saymazsak neredeyse 40 gün Alaçatı’da kalmış olduk. Hatta bu koca seyahat sırasında güzel bir Alaçatı Rehberi hazırladım. Onu da buradan okuyabilirsiniz.

 

Alaçatı – İstanbul – Göcek – Alaçatı

Arkadaşlarla planladığımız 2 günlük bir Göcek seyahati sebebi ile İstanbul’dan Göcek’e geçip oradan da Alaçatı’ya döndüm işlere devam etmek için. Göcek pek de hoşuma gitmedi açıkçası. Koylar muhteşem evet ama yaşamak ya da tatil yapmak için çok tercih edilecek bir yer değil. Belki bir kaçış noktası. Bir daha gider miyim emin değilim.

Nişantaşı Sofa Otel Çekimi

Alaçatı’daki işlerimizi toparlayıp İstanbul’a döner dönmez iki aydır randevulaşamadığımız Nişantaşı Sofa Otel çekimlerine başladık. Toplamda üç gün süren çekimler oldukça keyifli geçti hepimiz için. Bu sayede Sofa Otel’in aylarca kullancağı dijital içerikleri hazırlayıp teslim etmiş olduk!

Temmuz

Antalya – Bodrum –  Ayvalık

23 Temmuz’da Mazda ile Antalya’ya da bir test sürüşüne katıldım. İstanbul’dan Uçakla Antalya havalimanına iner inmez kıpkırmızı bir Mazda 6 Series karşıladı beni. Bir gece Antalya’da bana ayrılan otelde konaklayıp ertesi sabah erkenden Kaş’a doğru yola çıktım. Spontane bir şekilde bir gece Kaş’ta kalıp, ertesi gün 7 senedir gitmediğim görmediğim Kaputaş Plajı‘nda vakit geçirip Antalya’daki otele geri döndüm. Antalya’dan İstanbul’a döndüğümde havaalanından hiç ayrılmadan iki saat sonraki uçakla Bodrum’a geçtim ve Bodrum Yalıkavak Avantgarde Otel‘de kalmak için yeni bir uçuşa başladım.

Avantgarde Otel’de hiç konaklamamıştım. Genelde yazlık otel restoranları, barları pek keyifli olmaz. Ama Yalıkavak Avantgarde bambaşkaydı. Kahvesinden çayına, kokteyllerinden yemeklerine, sunumlarına kadar her şey çok özenli, çok lezzetli ve hep iyi yerlerden danışmanlık alınmış ve sürdürülebilmiş şekildeydi.

Nazar Diye Bir Şey Gerçekden de Var Mı?

Belki okurken içinizden geçirdiniz ne güzel gezmiş, eğlenmiş, seyahat etmiş diye… Özellikle yaz başından beri çok fazla deniz seyahati oldu ve artık buna bir “dur” deme vakti gelmişti. Ayvalık’a yazlığa geldiğim ilk günün akşamı hamaktan atladım ve farkında olmadan sol omzumu çıkarttım. Bu saatten sonra benim için biraz farklı bir hayat başlamıştı.

Bakın şimdi aşağıda kronolojik olarak yayınladığım fotoğrafları çıkarttım. Normalde ben öyle vücut gösteren bir adam değilim. Ama bu yaz öyle denk gelmiş. 19 Temmuz’da Sofa Otel çekimi ile başlayan ve toplamda 7 eser ile devam eden Cem Karakuş sırt ve omuz sergisi, 31 Temmuz’da sol omzun çıkması ile tamamlanıyor. :)) Bu nazar mıdır? Değil midir? İnananlar, inanmayanlar? İnanılmıştır! hahahah

Şimdi de 2 Ameliyat Geliyor!

Pazartesi günü omzum çıktı, tabi biz çıktığının farkında değildik. Salı sabah hastaneye gittik ve omzumun askıda kalmasını istedi doktor. Cuma sabah İstanbul’a dönecektim. 4 gün boyunca kolum askıda bir şekilde ailemin yanında kaldım. Tabi denize giremeden, pek hareket edemeden. Öyle oturduğum yerde 4 gün kendime baş başa kaldım. Atlamadan, zıplamadan, koşmadan, hoplamadan. Aşağıdaki paylaşımı yaptığımda omzumun çıktığını henüz bilmiyorduk!

Cuma günü İstanbul’a indiğim gibi çek çek bavulum ile doğru hastaneye. MR, BT, Röntgen ne varsa çektik. Doktorlar ameliyat dedi. Ben şok. Rengim benzim attı. Ne ameliyatı ya? 4 gün oldu olay gerçekleşeli ve hareket ettirebiliyorum artık diye kendimi avutuyorum. Neyse beni apar topar ameliyata alıyorlardı ki kaçtım hastaneden.

Bir kenara çekildim. Kendimi dinledim, kendimle yüzleştim. Ne yapmam gerektiğini anlamaya çalıştım. Sonrasında hemen araştırmalara başladım ve 5 doktor gezdim. Bir hafta içinde iki ameliyat oldum, iki kez biceps tendonum koptu ve 3. ameliyatı yapmak istemedi doktorum. Ve bu serüvenin hepsini ailemden sakladım. Onlar yazlıkta olduğu için söylemek istemedim. Ameliyatlarımı oldum. Sağlıklı bir şekilde çıktım karşılarına… Neyse çok uzatmayayım, bu trajik ameliyat serüvenini ise ayrı bir pencerede açıp buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.

Carlsberg ile Cophenhag (Gerekeni Yap)

Omuz ameliyatını 10 Ağustosta oldum. Biceps ameliyatımı 17 Ağustos’ta. 22 Ağustosta da Cophenhag’a yolculuk. Yine kol askıda. Bir Carlsberg şehri olan Copenhag’ı geziyoruz güzel bir ekip ile. Carlsberg tarihi, fabrikası, üretim tesisi, marketi, müzesi derken Danimarka’nın altını üstüne getirdik. Kolum askıda olsa da harika bir seyahat oldu benim için. Ve şunu öğrenmiş oldum; işin yoksa Danimarka’ya gitmeyeceksin :))) Bir ülke ancak bu kadar pahalı olabilir yahu. Aklımda kalan birkaç şeyi yazayım mesela;

  • Starbucksta 8 TL’ye içtiğimiz kahve Danimarka’da 25 TL.
  • 8 dilim tart 300 tL
  • 8 kişilik salaş bir restoranda yemek yemek 1700 TL
  • Taksiler 60 TL’den açıyor (Mercedes minibüs olanlar) En az 100 TL ödüyorsunuz gittiğiniz yere.

Ama gel gör ki düzen, huzur, refah akıl almayacak kadar yukarıda…

Aileye Ameliyatları Söyleme Vakti…

Biz annem ve babam ile her gün telefonda konuşuruz. Dolayısıyla onlar her aradığında kolumu sordular. Ben de hep çok iyiyim diye geçiştirdim. Copenhag’tan döner dönmez attım kendimi Ayvalık’a annem ve babamın yanına. Daha biceps tendonum ikinci kez kopmamıştı. Ama ailemin bilmediği iki ameliyat geçirmiştim. Artık bunu paylaşma vaktim gelmişti. Öğrenince şok oldular tabi. Çok üzüldüler… Ama böylesi daha iyi oldu onları panikletmektense. Sonuçta sağlıklıydım ve yanlarındaydım. Bir hafta sonra biceps tendonumun ikinci kez kopacağını hiçbirimiz bilmiyorduk ama… 🙂

Ha bu arada düştüğüm hamağı attık çöpe. Yukarıdaki fotoğrafta görmüş olduğunuz askıdaki tek kişilik salıncağı Copenhag’tan getirdim. Benim düştüğüm salıncağı atıp bunu taktık yerine 🙂

Miele ile Berlin…

5 gün Ayvalık’ta kaldıktan sonra direkt ertesi sabah Berlin’e uçmak üzere İstanbul’a geçtim. Berlin sabahı çattt… Tendon yine attı. Koy g..tne gitsin diye çıktık yola… Miele sebepli, İsmet Saz, Ayşe Tolga, Cesur Doruk (@biradambirbebek) ve Ahmet Faik Karanis (@yiyelimguzelleselim) ile keyifli bir yolculuk başladı.

Berlin’e ilk kez gelmiştim. Çok merak ettiğim bir şehirdi. Kahvecileri, yemekleri, kafeleri, barları, grafitileri ve gece hayatı ile ünlü Berlin… Benim kol askıda tabi… Ne bisiklet kiralayabiliyoruz ne gece hayatına akabiliyoruz 🙂

Neyse; Berlin’de olma sebebimiz Miele’nin 2018’de satışa çıkacak ve 2019’da Türkiye’ye gelecek olan yeni bir ürünü ile ilgiliydi. İnanılmaz bir fırın yapmıştı Miele. Buz kalıpları içine koyduğumuz yemekleri, buzu eritmeden pişiriyordu. Tüm dünyaya aynı anda Berlin’de tanıtılan bu teknoloji de bizim aracılığımızla sunmak isteyen Miele bize çok keyifli bir seyahat planlamıştı.

Biz Ahmet (@yiyelimguzelleselim) ile Berlin’e gelmişken biraz daha uzatalım diyip 2 gece daha konakladık bu güzel şehirde. Altını üstüne getirdik ve şöyle bir lokasyon ile her yeri gezmeye çalıştık.

Ama benim kol askıda olduğu için bisiklet kiralayamamış olmak bizi biraz engelledi açıkçası. Kendime bir söz verdim. Başka bir zaman Berlin’e gelip bu şehrin altını üstüne getireceğim… İçimde kaldı, doyamadım…

Berlin Sonrası Mazda 6 Series ile Yine Ayvalık – Alaçatı

Ne çok Ayvalık ve Alaçatı yapmışım bu sene. Ben de yazarken fark ettim. Berlin dönüşü hemen ertesi sabah fıstık gibi bir Mazda 6 Serisi ile annemlere sürpriz yapmak için Ayvalık’a doğru gazladım. Bir iki gece yanlarında kaldıktan sonra ver elini Alaçatı… Özlediğim dostları görmeye… Birkaç gün deniz, rakı ve Alaçatı sonrası döndüm tekrar Ayvalık’a. Oradan kuzenim ve kız kardeşimi de alıp birlikte İstanbul’a geçtik.

Hellmanns Burger Fest

Bu sene üçüncüsü düzenlenen Hellmanns Burger Festivali’nin iletişimini yaptım döner dönmez… Her sene kendisini daha da geliştiren ilk ve tek burger festivali ile burgera doyduk yine hep birlikte…

Nopa Sezon Açılışı

Eylül ayında canım dostum Erhan Seven “Hadi Nopa’ya parti yapalım” dedi ve benim host ettiğim Nopa’da küçük bir açılış partisi organize ettik. 200 kişiye yakın katılımcı ile güzel müzikler eşliğinde yeni sezona selam çaktık!

Bir Günlük Yunanistan Kaçamağı

Alexandroupoli’nin en iyi restoranlarından biridir Nisiotiko. Sahibi Kriako’nun eşi dünya tatlısı İzmirli bir hanımefendi Ebru… Tanışıklığımız tabii ki Nisiotiko’dan. O gün bugündür de hep iletişimde kaldık. Aradı bir gün, pazar günü işin var mı diye. Yok dedim. Ben arabayla geldim, gel seni de götüreyim bir günlük değişiklik olur dedi ve hayır diyemedim. Bir gece iki gün için Alexandropoli’ye geçtik. Biraz gezip tozmanın ardından Nisiotiko’da harikulade yemeklerin arasında buldum kendimi ve bir gün sonra otobüs ile geri döndüm…

Adana Lezzet Festivali 2017

Ekim ayında bu yıl ilki düzenlenen Adana Valiliği’ni organize ettiği Adana Lezzet Festivali’ne bir grup olarak eşlik ettik. Adana’da 2 gün geçirerek yine yemedik bir şey bırakmadık. Ardından da Sayın Vali’nin de aramıza katıldığı bir söyleşi ile Adanalı’ların sosyal medya dünyası ile ilgili sorularını cevapladık.

İzmir ve Kafa Dinlemek İçin Alaçatı

İstanbul’a dönüğümde yorgun ve bitkin hissediyordum kendimi. 16 Ekim’de 3 günlüğüne Alaçatı’ya kaçtım. Sadece kafa dinlemek için. O kadar iyi geldi ki, Alaçatı’nın bu mevsimde böyle güzel olduğunu bilseydim tüm Ekim ayımı Alaçatı’da geçirebilirdim diye düşündüm. Bilgisayarımı aldım, Köşe Kahve’de sabah çayımı içtim. Sokaklar boş, sadece yerli halk, bilindik birkaç yüz, mekan sahibi dostlar vs… Sessiz, sakin, dingin… Tam da aradığım gibi. Tüm plajlar kapalı, biri dışında. Ve o tek açık olan plajda Ekim ortası Alaçatı’da denize girmenin de nasıl olduğunu anladım. Bundan sonra her sene Ekim ayı Alaçatı…

Carrefour ile Bir Halloween Party

Bu Halloween’ı da boş geçmedik 🙂 Carrefour ve Hybrid harika bir proje hazırladılar. Carrefour marketin içinde yemeli, içmeli dj’li danslı bir Halloween Party yaptılar. Bana da bu partiyi host etmek düştü. 400 kişinin katıldığı harika bir parti ile hep birlikte bol bol eğlendik.

LG ile Güney Kore / Seul

Ve uzak doğu macerası başlasın… Güney Kore’nin devlerinden LG Electronics ile birlikte 5 günlük boyunca Seul’da olacaktık. 11 saatlik bir uçuşun ardından Kore’ye ulaştığımız anda çok keyifli bir maceranın içinde bulduk kendimizi. Bir kere müthiş planlıydı her şey. Yolcuğumuz 33 dakika sürecek diyorlarsa 33 dakika sürüyordu. Taksiler limuzinlerden oluşuyordu (abartı değil, gerçekten Cadillac limuzinler) Hahahhaha. Özetle müthiş keyifli bir ekip ile 5 harika gün geçirdik Kore’de. GAstronomik anlamda pek tatmin olmasak da şehir düzeni, sistem, teknoloji anlamında çok üst düzey bir deneyim oldu benim için. 5 günlük seyahatin ardından doğum günümden tam 2 gün önce de İstanbul’a dönmüş olduk.

12 Kasım 35 Yaş

  • Cem Karakuş
  • Cem Karakuş Party
  • Cem Karakuş Party
  • Cem Karakuş Party
  • Cem Karakuş
  • Cem Karakuş
  • Cem Karakuş Party
  • Cem Karakuş Party
  • Cem Karakuş Party
  • Cem Karakuş Party
  • Cem Karakuş Party
  • Cem Karakuş Party
  • Cem Karakuş Party
  • Cem Karakuş Party
  • Cem Karakuş Party
  • Cem Karakuş Party
  • Cem Karakuş Party
  • Cem Karakuş Party
  • Cem Karakuş Party
  • Cem Karakuş Party
  • Cem Karakuş Party
  • Cem Karakuş Party
  • Cem Karakuş Party
  • Cem Karakuş Party
  • Cem Karakuş Party

Çok değil, topu topu 4 senedir doğum günü kutluyorum ben. 30’umdan sonra başladım yani doğum günümü kutlamaya. Ama 4 sene boyunca her yıl bir adım daha arttı doğum günü performansı. Gelelim bu seneye…

Tam 45 gün boyunca uğraştım bu doğum günü hazırlıkları için… Ve oldu. Güzel de oldu. Nişantaşı Sofa Hotel’de pek çok markanın yer aldığı inanılmaz bir doğum günü ile kutladım 35. yaşımı. Ha kutlamak kelimesi biraz tartışılır tabi. Ben yorgunluktan ölmüştüm. 250’den fazla davetli gelmişti. Ama özünde katılan herkesi çok şaşırtan, “burada ne oluyor? Bu bir lansman mı doğum günü mü?” dedirten, The Sofa Otel, Sony Xperia, Braun, Tuborg, Hendricks, Glenfiddich, Suvla Wines, Ella Event, Kutumubu, Cryotheraphy, Greren Spa, Herschel sponsorluğunda harika bir doğum günü oldu.

Hayatımda en çok hediyeyi aldığım garip bir gündü. 250 kişi katıldı ama en az bir 100 kişi de özürlerini ileterek gelemedi. DJ arkadaşlarım sevgili Aytek Dorken ve Cüneyt Öztürk beni yalnız bırakmayıp tüm gece davetlilerin eğlenmesini sağladılar… Benim için unutulmaz bir geceydi. Doğum gününden günler hatta haftalar sonra bile çok farklı mecralardan kulağıma “Cem nasıl bir doğum gün organize etmiş öyle?” diye gelmesi hoş detaylardı. Sektörü şaşırtan bir etki oldu anlaşılan. Şimdi bir sonraki seneye odaklanma vakti, demek ki 2 ay önceden çalışmalara başlamak gerek 🙂

Aralık’ta Yeni Şirket, Yeni Ofis, Yeni Ev

Çok önemli bir gelişme oldu aralık ayında hayatımda. Hali hazırda bir senedir proje ortaklığı şeklinde çalıştığımız ortağım ile işlerimiz devam ederken, artık kendi şirketimin olmasının zamanı gelmişti. Neredeyse yediğimiz içtiğimizin ayrı gitmediği Ahmet @yiyelimguzelleselim ve Ebru @gezenayaklarcom ile zaten aylardır hep “büyümeliyiz” diye içimizden geçirdiğimiz konular Leb-i Derya ‘da bir rakı masasında tekrar açıldı. Biliniyorduk, seviliyorduk, dürüsttük ve yaptığımız işi çok iyi biliyorduk. Aynı maratonun içinde aynı parkurda rakip olarak koşmak yerine neden birlikte koşmuyoruz diye düşündük ve yükseldik. Biraz düşündük, değerlendirdik ve sonunda X İletişim, Danışmanlık, Organizasyon LTD ŞTİ şirketimizi kurduk.

Nişantaşı’nda harika bir ofis tuttuk Kasım’ın son haftası… Aynı anda ben de taşınma kararı aldım. Teşvikiye’deki evimde ev arkadaşımla yaşıyordum. Pek mutlu değildim. Küçük bir ev olduğu için evde vakit geçirmiyor, sadece uyumak için gidiyordum. Aynı şekilde 1+0 şeklinde bana çok çok yeten güzel bir eve taşındım apar topar. Artık keyifle vakit geçireceğim bir yaşam alanım, bahçeye bakan bir balkonum ve benimle arkadaşlık etmek isteyen kedilerim vardı. Yeni bir hayata başlıyordum. İş, ofis, ev… Her şey birden bire bir ok gibi yukarı doğru fırlamıştı. Yorgun ama mutlu hissediyordum.

Kafa Dinlemek İçin Tek Başıma Ağva

Yorulmuştum artık. Doğum günüm bir buldozer gibi geçmişti üzerimden… Kasım ve Aralık çok yoğun geçiyordu. Aralık ortası olduğunda bir kaçışa ihtiyacım vardı. Mazda sağolsun ne zaman ihtiyacım olsa hep yanımdaydı. Bir MX-5 yolladılar ve ben yeni aracı test ederek Ağva’ya doğru yol aldım. En sevdiğim Greenline Guesthouse Otelde tel başıma sessiz, sakin koca bir gün geçirdim.Telefonumu kapattım. Şarap içip kitap okurken şömine başında uyuya kaldım. Sabah dinç uyandım. Bahçede vakit geçirdim. Nehir kenarında boşluğa vaktım.

Ve artık 2018’e hazırdım. Çok güzel olacaksın biliyorum…

2016 ve ben yazısını buradan okuyabilirsiniz.

 

Tags: , , , , , , , , , , ,

One Response to 2017 ve Cem Karakuş!

  1. Feriha Hançarlıoğlu dedi ki:

    Çok güzel bir kitap okudum şimdi. Bu kitabın bir çok bölümünü instegramdan takip etmiştim. Sizinle birlikte yaşadım tüm sevinçlerinizi, hüzünlerinizi, özlemlerinizi, heyecanınızı, yorgunluklarınızı.
    Bu kıymetli paylaşımlarınız için teşekkür ederim. Büyük bir keyifle takip ettim sizi ve buna devam edeceğim. Samimiyetiniz öyle güzel ki ailemden biri gibi oldunuz. Kıymetlisiniz. Allah’a emanet olun.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir